Bilgi Ekonomisi ve Birikim Sürecinin Mekândan Kopması


CANDAN E., AKBEY F. , BAŞER N. E.

3. Bilgi, Ekonomi ve Yönetim Kongresi, Eskişehir, Turkey, 25 - 26 November 2004, vol.1, pp.341-351

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • Volume: 1
  • City: Eskişehir
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.341-351

Abstract

Having differentiated from the feudal model of production by its urban character, the capitalist accumulation process, due to the character, was strictly dependent to the space in its industrial era. Also we know that, diminishing rates of profit seen in accumulation processes, forces the capitalist system to perpetually create new technologies and new production modes parallel to these technologies. In that sense, the Industrial Revolution had created a hardware driven fabrication period and had had risen the dependency of production to the space in a manner by which this dependency had evolved on a way to  “nation state”. Similarly, again because of diminishing rates of profit, the computer revolution, that began in 1960s and pervaded after 1980s, has had forced the accumulation process for economies of scale and space, thus huge multinationals have come into agenda. In this way, the production processes have broken away from the space, so that the accumulation process that had inevitably separated from the hegemonic spatiality of the nation state could have being reproduce itself via declining costs.

Feodal üretim modelinden özünde kentsel oluşuyla ayrılan kapitalist birikim süreci, bu özelliği nedeniyle endüstriyel döneminde (veya sanayi ekonomisi aşamasında) tamamen mekana bağımlıdır. Artık-değerin birikim sürecinde kâr oranlarında görülen düşme eğilimi, kapitalist birikim sürecini sürekli olarak yeni teknolojiler ve bunlara paralel üretim biçimleri yaratmaya zorlar. Bu bakımdan Sanayi Devrimi sert teknolojiye (hardware) dayalı bir fabrikasyon dönemi başlatmış ve üretimin mekâna olan bağımlılığını zamanla ulus devlete evrilecek biçimde arttırmıştır. Aynı şekilde kâr oranlarının azalma eğiliminin etkisiyle, 1960’lardan sonra başlayan ve 1980’lerden sonra üretim sürecinde yaygınlaşan bilgisayar devrimi ise tam tersine birikim sürecini ölçek ve alan ekonomilerine zorlamış ve böylece ulus – ötesi şirketler gündeme getirmiştir. Bu şekilde ulus - devletin hegamonik mekânından kopan birikim süreci azalan maliyetler yoluyla kendini sürekli olarak yeniden üretebilmektedir.