Sağlık Turizmi Kapsamında Türkiye’deki Doğal Mağaraların Değerlendirilmesi


Acar O., Çalhan H.

18. Uluslararası Başkent Sosyal, Beşeri, İdari ve Eğitim Bilimleri Kongresi, Ankara, Türkiye, 12 - 14 Temmuz 2026, ss.463-481, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Doi Numarası: 10.30546/19023.9789952-610-70-5.2026.100.1130
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.463-481
  • Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışmanın temel amacı, zengin karstik yapısı nedeniyle büyük bir mağara potansiyeline sahip olan Türkiye’de, sağlık turizmi kapsamında değerlendirilen doğal mağaraların tedavi edici özelliklerini ikincil verilere dayalı olarak incelemek ve bölgelere göre kategorize etmektir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerine uygun olarak doküman incelemesi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında deneysel araştırmaların yanı sıra ilgili resmi kurum ve kuruluşların verileri ile yürütülen projeler de incelenmiştir. İnceleme sonucunda, mağaraların dış atmosferdeki mevsimsel dalgalanmalardan izole olan kararlı iç iklim yapılarının; sabit sıcaklık, yüksek bağıl nem, zengin mineral aerosolleri ve steril (tozsuz, polensiz) hava bileşimi sunduğu, bu mikroklimatik özelliklerin speleoterapi (mağara tedavisi) kapsamında başta astım, KOAH ve kronik bronşit gibi solunum yolu hastalıklarının semptomlarını hafifletmede veya iyileştirmede önemli bir destekleyici tedavi unsuru olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca mağara mikrobiyotasının cilt hastalıklarında, mineralli kaynak sularının ise kas-iskelet ve romatizmal rahatsızlıklarda (balneoterapi) fayda sağladığı anlaşılmıştır. Türkiye'de tescillenerek turistik ziyarete açılmış ve sağlık amaçlı kullanıma sunulan Astım Mağarası, Aynalıgöl Mağarası, Ballıca Mağarası, Bulak Mencilis Mağarası, Çankırı Kaya Tuz Mağarası, Çat Mağarası, Damlataş Mağarası, Dim Mağarası, Dupnisa Mağarası, Gökgöl Mağarası, Fakıllı Mağarası, İnaltı Mağarası, İnsuyu Mağarası, Karaca Mağarası, Kaklık Mağarası, Kızılelma Mağarası, Oylat Mağarası, Tınaztepe Mağarası, Tuzluca Mağarası ve Zeytinlitaş Mağarasının fiziksel özellikleri ile spesifik tedavi edici rolleri detaylı olarak ortaya koyulmuştur. Türkiye, yaklaşık 40.000 mağara varlığı ile “mağara cenneti” konumunda olmasına rağmen bu potansiyelin oldukça az bir kısmı sağlık turizmi sektörüne kazandırılmıştır. Alp-Himalaya kuşağında yer almanın getirdiği avantajla yüksek kalitede ve düşük maliyetli doğal sağlık destinasyonları sunabilen Türkiye’de, henüz kullanıma açılmamış potansiyel mağaraların mikroklimatik haritalarının çıkarılması ve tıbbi onay süreçlerinden geçirilerek sürdürülebilir koruma-kullanma dengesi içerisinde sağlık turizmine entegre edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.