Dindar Kimliğin Seküler Maskeleri: Mütedeyyin Ailenin Dindar Kimliğini Gizleyen Gençleri


Tafran H., Ataman K.

5. Türkiye Sosyal Bilimler Sempozyumu, Ankara, Türkiye, 25 Ağustos 2025, ss.237-241, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Doi Numarası: 10.55709/okuokutyayinlari.82
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.237-241
  • Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu bildiri, ailesi mütedeyyin gençlerin aile dışı gündelik yaşamlarında dindar kimliklerini gizlemesini ele almaktadır.  Araştırma konusunun günümüzde örüntüleşmiş bir fenomen olduğu gözlemlense de literatürde doğrudan konuyla ilgili bir çalışma yer almamaktadır. Araştırmanın amacı, ailesi mütedeyyin gençlerin aile dışı gündelik yaşamlarında dindar kimliklerini gizleme nedenlerini, onların bu konudaki tecrübe ve düşüncelerini anlamaktır. Anlamaya dönük amaç, çalışmanın odağındaki gençlerin bakış açılarının ve tecrübelerinin çözümlenmesini gerektirmektedir. Bu gereklilik, araştırmada kullanılan metot ve yöntemin belirlenmesinde etkili olmuştur. Bu doğrultuda araştırmada anlayıcı-yorumlayıcı sosyal bilim metoduna dayalı nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Anlayıcı-yorumlayıcı yaklaşım, insanların gündelik yaşamlarında anlamları nasıl oluşturduklarını, neyin anlamlı ya da önemli olduğunu incelemeyi amaçlaması nedeniyle tercih edilmiştir. Araştırmanın metot ve yönteminde dikkat edilen hususlar, araştırma deseni seçilirken de göz önünde bulundurulmuş; farkında olunan ancak derinlemesine bilgiye ihtiyaç duyulan olgulara odaklanan fenomenoloji deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklemini ailesi mütedeyyin olan dindar kimliğe sahip gençler oluşturmaktadır. Katılımcılar iki örneklem yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. İlk olarak katılımcılara ulaşmak için amaca yönelik örnekleme yönteminin kullanılmasına karar verilmiştir. Amaca yönelik örneklem yönteminin tercih sebebi, dindar kimliğin gizlenme olgusunun dışarıdan bir gözle rahatlıkla tespit edilemeyeceği düşüncesidir. Bu nedenle, ailesi mütedeyyin olan ve gündelik yaşamında dindar kimliğini gizlediği düşünülen gençlerle ön görüşmeler yapılarak örneklem havuzu oluşturulmuştur. Araştırmada yer alan bir diğer örneklem yöntemi ise kartopu örnekleme modelidir. Kartopu örneklem modeli araştırmaya katılan kişilerden hareketle dindar kimliğini gizlediği düşünülen gençlere daha kolay şekilde ulaşma amacıyla tercih edilmiştir. Örneklem oluşturulurken katılımcıların on sekiz ila otuz yaş aralığında ve ailesiyle birlikte yaşıyor olmaları kriter olarak belirlenmiştir. Veriler, Nisan-Temmuz 2023 tarihleri arasında 19 katılımcıyla gerçekleştirilen mülakatlardan elde edilmiştir. Veriler, yorumlayıcı-anlayıcı sosyolojik perspektifi temelinde MAXQDA programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları, gençlerin aile çevresi dışında kalan sosyal ortamlarda kavramsallaştırdığı anlamda stratejilere karşılık gündelik yaşamda taktikler geliştirdikleri görülmüştür. Çalışmada gençlerin çeşitli kaygılar nedeniyle dindar kimliklerini gizlediklerini ortaya koymaktadır. Bu kaygılar arasında İslam’ın gericilik ve geçmişle özdeşleştirilmesi, ötekileştirme ve dışlanma korkusu, damgalanma ya da belirli kalıplarla özdeşleştirilme endişesi, anlaşılmama riski ve temsil sorumluluğuna dair hassasiyetler öne çıkmaktadır. Gençlerin dindar kimliklerini görünmez kılmak amacıyla benimsedikleri bu pratikler, "dindar kimliğin seküler maskeleri" kavramsallaştırmasıyla açıklanmaktadır. Gençler, Erving Goffman’ın kavramsallaştırması bağlamında sahne önünü teşkil eden arkadaş çevreleri gibi muhtelif yerlerde seküler maske takmaktadır. Ancak sahne arkasına geçildiğinde seküler maskeler çıkarılmaktadır. Dolayısıyla dindar kimliğin seküler maskeleri, Michel de Certeau’nun kavramsallaştırması çerçevesinde stratejiler karşısında geliştirilen taktikleri ifade etmektedir. Stratejiler, gençlerin arkadaş ortamlarında etkileşimleri sırasında ortaya çıkan endişelerini oluşturmaktadır. Bu endişeler karşısında takınan seküler maskeler ise taktik olarak karşımıza çıkmaktadır.

This paper addresses the issue of religious young people concealing their religious identity in their daily lives outside the family. Although it is observed that the research topic is a patterned phenomenon today, there is no study directly related to the subject in the literature. The aim of the research is to understand the reasons why young people whose families are religious conceal their religious identities in their daily lives outside the family and their experiences and thoughts on this issue. The purpose of understanding requires analysing the perspectives and experiences of the young people at the focus of the study. This requirement has influenced the determination of the method and technique used in the research. In this regard, a qualitative research method based on the interpretive social science method was used in the research. The interpretive approach was preferred because it aims to examine how people construct meanings in their everyday lives and what is meaningful or important to them. The issues considered in the research method and approach were also taken into account when selecting the research design; the phenomenological design, which focuses on phenomena that are known but require in-depth knowledge, was preferred. The sample of the research consists of young people with a religious identity whose families are devout. Participants were determined using two sampling methods. First, it was decided to use purposive sampling to reach the participants. The reason for choosing purposive sampling was the belief that the phenomenon of concealing religious identity cannot be easily detected by an outside observer. Therefore, preliminary interviews were conducted with young people whose families are religious and who are thought to conceal their religious identity in their everyday lives, and a sample pool was created. Another sampling method used in the study was the snowball sampling model. The snowball sampling model was preferred in order to more easily reach young people who were thought to conceal their religious identity, based on the people who participated in the study. When creating the sample, the criteria were set as participants being between the ages of 18 and 30 and living with their families. The data were obtained from interviews conducted with 19 participants between April and July 2023. The data were analysed using the MAXQDA programme based on an interpretive-understanding sociological perspective. The findings of the study reveal that young people conceal their religious identity in social environments outside their family circle due to various concerns. These concerns include the association of Islam with backwardness and the past, fear of marginalisation and exclusion, anxiety about being stigmatised or associated with certain stereotypes, the risk of being misunderstood, and sensitivity regarding the responsibility of representation. In response to these concerns, young people have developed tactics in their everyday lives, as conceptualised by Michel de Certeau. The study explains these practices, which young people adopt to make their religious identities invisible, with the conceptualisation of ‘secular masks of religious identity.’ Young people wear secular masks in various places, such as their circle of friends, which constitute the front stage in Goffman's terminology, but when they go behind the scenes, they take off their secular masks. Thus, the secular masks of religious identity represent tactics developed in response to strategies in de Certeau's sense. Strategies create anxieties that arise during young people's interactions in their peer groups; in response to these anxieties, secular masks emerge as tactics.