Ortaöğretime Geçiş Sınavlarında Yer Alan Geometri Sorularının Bilişsel Düzeylerinin İncelenmesi


Bayazıt İ. , Atay Mutlu A. , Yıldız P.

4. Uluslararası Türk Bilgisayar ve Matematik Eğitimi (TÜRKBİLMAT-4) SempozyumU, İzmir, Türkiye, 26 - 28 Eylül 2019, ss.883-884

  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.883-884

Özet

İlkokul yıllarından itibaren aldığımız eğitim geleceğimizin şekillenmesinde büyük rol oynamaktadır. İlkokul

ve ortaokullar adrese dayalı olarak öğrencilerin kayıtlarını alırken öğrenciler, başarı düzeylerine göre liselere

yerleştirilmektedir. Türkiye’de 1964 yılından beri liselere geçiş sınavları uygulanmaktadır. Liselere geçişte

uygulanan sınav sistemi sık sık değişmiş, bu değişikle birlikte sınavların isimleri ve içerikleri de değişmiştir. Bu

sınavlar son 20 yıl içerisinde Ortaöğretim Kurumlarına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS), Seviye

Belirleme Sınavı (SBS), Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) ve son olarak Liselere Geçiş sınavı

(LGS) olarak adlandırılmıştır.

Sekizinci sınıf sonunda yapılan liselere geçiş sınavları sadece öğrencilerin öğrenim hayatını devam

ettireceği liseyi değil ve büyük oranda üniversite sınavındaki başarı düzeyini de belirlemektedir. Çünkü Ölçme,

Seçme, Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) 2018 Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) değerlendirme raporuna

göre üniversite giriş sınavında en başarılı liseler, diğer yıllarda olduğu gibi, Fen Liseleri olmuştur (ÖSYM, 2018).

Ortaöğretime geçiş için yapılan sınavda başarılı olmak ve nitelikli bir liseye yerleşmek, ilerleyen eğitim hayatı için

oldukça önemlidir. Ayrıca bu sınavlarda yer alan sorular ortaokulda verilen eğitim kalitesini de etkilemektedir.

Hem öğretmenler hem de veliler öğrencilerinin nitelikli liseye girebilmesi için sınav sistemine uygun eğitim

almasını istemektedir. Eğitim sistemi üzerindeki etkisinden dolayı ortaöğretime geçiş sınavlarının seçici olması ve

öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerine yönelik sorular içermesi oldukça önemlidir.

884

Matematik ders kitaplarında yer alan, ders esnasında çözülen ve sınavlarda sorulan soruların bilişsel

düzeyleri uzun yıllardan beri araştırma konusu olmuştur. Çünkü bu soruların başarılı bir şekilde çözülmesi için

öğrencilerden istenen düşünme düzeyi ve düşünme türü öğrencilerin ne öğreneceğini belirlemektedir ( Hiebert,

1997) . Öğrencilerin problem çözme, varsayımda bulunma, çıkarım yapma, açıklama yapma, çoklu temsiller ve

modeller oluşturma ve kavramsal bağlantılar kurma gibi üst düzey becerilerinin gelişebilmesi ancak üst düzey

düşünme gerektiren soruların kullanılması ile mümkündür (Stein ve Lane, 1996). Stein ve Lane (1996) öğrencilere

yöneltilen sorular ile öğrencilerin öğrenmeleri arasındaki ilişkiyi araştırmışlar ve her sorunun öğrenci öğrenmesini

aynı düzeyde etkilemediğini ortaya koymuşlardır. Daha sonra matematik sorulanının öğrencilerden istediği

düşünme düzeylerini incelemek amacıyla “Etkinlik Analiz Rehberi (The Task Analysis Guide)”ni geliştirmişlerdir

(Stein, Smith, Henningsen, ve Silver, 2000) . Etkinlik Analiz Rehberinde matematik sorularını (görevler) önce

düşük düzey bilişsel istem gerektiren sorular ve yüksek düzey bilişsel istem gerektiren sorular olarak iki gruba

ayırmışlardır. Daha sonra her iki grup içinde iki alt grup tanımlamışlardır. Düşük düzey bilişsel istem gerektiren

görevler; ezberlere ve ilişkilendirmeye dayanmayan matematiksel yöntemler ve yüksek düzey bilişsel istem

gerektiren görevler; ilişkilendirmeye dayanan matematiksel yöntemler ve matematik yapma olarak

gruplandırılmıştır.

Bu çalışmanın amacı Türkiye’de uygulanan üç farklı ortaöğretime geçiş sınavlarında (SBS, TEOG ve

LGS) yer alan geometri sorularının bilişsel düzeylerini incelemek ve bu sınavların zorluk derecelerini

karşılaştırmaktır. Çalışmanın verilerini 2011-2012 ve 2012- 2013 eğitim-öğretim yılı Haziran aylarında uygulanan

SBS’de, 2015-2016 ve 2016-2017 eğitim-öğretim yılı Nisan aylarında gerçekleştirilen TEOG’de ve 2017-2018

eğitim öğretim yılı Haziran ayında uygulanan LGS’de yer alan geometri soruları oluşturmuştur. Seviye Belirleme

Sınavlarına ait 25, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavına ait 24 ve Liselere Geçiş sınavına ait 10 soru

olmak üzere toplam 59 soru analiz edilmiştir. SBS ve TEOG’ de yer alan soruların tek bir konu alanına yönelik

olması sebebiyle soruları konu alanına göre ayırmakta sorun yaşanmamıştır. Ancak LGS’de yer alan bazı sorular

farklı konu alanlarına yönelik bilgileri bir arada kullanmıştır. Örneğin 11. soruda bir küpün yüzeylerinin belli

bölümlene şerit yapıştırılmış ve şeritler dışında kalan bölgeler boyanmıştır. Öğrencilerden boyanan bölgenin

alanını gösteren cebirsel ifadeyi bulmaları istenmiştir. Bu soru istediği sonuç bakımından cebir sorusu olsa da

küpün özelliklerini ve üçgenin alan bağıntısını bilmeden çözülememektedir. Bu nedenle bu tarz sorular da bu

çalışmada geometri alanı adı altında incelenmiştir. SBS ve TEOG geometri sorularının büyük çoğunluğunu düşük

düzey bilişsel istem gerektiren sorular oluştururken, LGS geometri sorunlarında yüksek düzey istem gerektiren

soru sayısı daha fazladır. Ayrıca LGS’ de en düşük bilişsel istem düzeyi olan “Ezberleme” düzeyi soruları yer

almazken, SBS ve TEOG’de “Ezberleme” düzeyi sorular da bulunmaktadır. Sonuç olarak yeni uygulanmaya

başlayan LGS’de öğrencilerden daha üst düzey düşünmeleri istenmektedir. Bu durum, okullarda kullanılan

kaynaklarda ve eğitim sisteminde olumlu değişiklikler oluşturacaktır.

Anahtar Kelimeler: SBS,TEOG, LGS, Bilişsel istem düzeyi