Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi, cilt.8, sa.17, ss.569-594, 2026 (TRDizin)
Bu çalışmada, günümüzde Çin Halk Cumhuriyeti’nde yaşayan ve Oğuzların en doğudaki kolu olarak bilinen Salır Türklerinin doğuya göç süreci, sözlü tarih anlatıları ve yazılı kaynaklar birlikte değerlendirerek incelemektedir. Semerkand, Kumul, Mangışlak ve Doğu Anadolu gibi farklı coğrafyaların göçle ilgili anlatılarda başlangıç noktası olarak zikredilmesi, göçün sadece bir merkezden ve tek seferde yapılmadığını, aksine uzun ve çok katmanlı tarihsel bir süreçte olduğunu göstermektedir. Makalede, Karaman ve Akman beyler etrafında şekillenen sözlü geleneğin Çin Salırlarının folklorunda canlılığını günümüze kadar koruması, bu rivayetlerin sadece Çin’e gerçekleştirilen göçü değil, erken dönem Oğuz-Salır göçlerine dair toplumsal hafızayı da devam ettirdiğini göstermektedir. Makalede, Salırların Çin’e göç tarihine ilişkin literatürde ileri sürülen dört temel görüş (Tang dönemi, Selçuklu dönemi, Ming dönemi ve Moğol-Yuan) eleştirel bir şekilde ele alınmaktadır. Göçün, Tang Hanedanı ve Selçuklu Devleti dönemlerinde gerçekleştiğini öne süren tezlerin, yazılı kaynakların yokluğu nedeniyle tarihsel açıdan sorunlu olduğu vurgulanmaktadır. Ming Hanedanı’nın ilk yıllarına denk gelen 1371 tarihinin Çin’de yapılan çalışmalarda yaygın kabul görmesine karşın, Yuan Hanedanı dönemine ait kayıtlar, Salırların Çin’deki tarihlerini daha erken bir döneme uzandığını göstermektedir. Bu bağlamda çalışma, Salırların Çin’e göçlerinin büyük olasılıkla Moğol hâkimiyeti döneminde, 1227–1279 yılları arasında gerçekleştiğini, Salır göç rivayetlerinin tek seferde gerçekleşen bir göç olayından ziyade, farklı dönemlere ait tarihsel hareketliliklerin zamanla iç içe geçtiği çok katmanlı bir anlatı geleneğini yansıttığı sonucuna ulaşmaktadır.
This study examines the eastward migration process of the Salır Turks (officially known as Salar in China), known as the easternmost branch of the Oghuz Turks, who currently reside in the People’s Republic of China, by evaluating oral history narratives and written sources together. The fact that different geographical areas such as Samarkand, Kumul, Mangyshlak, and Eastern Anatolia are mentioned as starting points in narratives related to migration indicates that the migration was not carried out from a single center and in a single phase, but rather was a long and multi-layered historical process. The article shows that the oral tradition formed around the Karaman and Akman beys has remained alive in the folklore of the Chinese Salirs to this day, indicating that these narratives not only continue the memory of the migration to China but also the social memory of the early Oğuz-Salir migrations. The article critically examines the four main views put forward in the literature regarding the history of the Salars' migration to China (the Tang period, the Seljuk period, the Ming period, and the Mongol-Yuan period). It emphasizes that the theses proposing that the migration took place during the Tang Dynasty and the Seljuk Empire are historically problematic due to the lack of written sources. Although the date 1371, corresponding to the early years of the Ming Dynasty, is widely accepted in studies conducted in China, records from the Yuan Dynasty period indicate that the history of the Salars in China extends to an earlier period. In this context, the study concludes that the Salars' migration to China most likely took place during the Mongol rule, between 1227 and 1279, and that the Salar migration narratives reflect a multi-layered narrative tradition in which historical movements from different periods became intertwined over time, rather than a single migration event.