Dev prolaktinoma hastalarının uzun dönem tedavi ve takibi: Tek merkez deneyimi


Creative Commons License

Özbaş B. , Dursun H. , Özdamar Karaca Z. C. , Bayram F.

42. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kongresi, Ankara, Turkey, 19 - 23 May 2021, pp.164

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Ankara
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.164

Abstract

Amaç: Dev prolaktinomalar, hipofiz adenomlarının çok küçük bir kısmını oluşturur (%0.5) ve kendine has özelikleri

vardır. Bu çalışmada kliniğimizde takip edilen dev prolaktinoma olgularının tanımlayıcı özelliklerini, tedavilerini ve

tedaviye yanıtlarını inceledik.

Materyal & Metod: 2009-2020 arasında prolaktinoma tanısı ile takip edilen toplam 422 hastadan radyolojik (>4 cm) ve

hormonal özellikleri (prolaktin >1000 ng/mL) dev prolaktinoma ile uyumlu olan 24 hastanın dosyası incelendi. Hastaların

pre/post operatif radyolojik, hormonal özellikleri ve periferik görme alanları değerlendirildi.

Bulgular: Hastaların 22’si erkek 2’si kadın iken, yaş ortalamaları 45.4±12.5 yıl, takip süresi 63.3±33.8 ay, en büyük

tümör çapı ise 45.4±7.9 mm idi. Hastaların %70’ine cerrahi ve sonrasında medikal tedavi uygulanırken, %30’u ise

sadece medikal tedaviyle takip edildi. Özellikle daha uzun takip süresi olan hastalarda cerrahi tercihin daha sık olduğu

gözlendi. Hiç bir hastada diabetes insipitus saptanmazken, en sık karşılaşılan anterior hipofiz disfonksiyonu

hipogonadizm (%66) idi. Hiçbir hastada radyolojik komplet yanıt sağlanamazken, 18 hastada (%75) hormonal komplet

yanıt (prolaktin <25 ng/mL) sağlandı. Başlangıçta görme defekti olan 18 hastanın 14’ünde tedaviyle görme alanında

düzelme sağlandı. Tedavi türüne göre görme alanı, hormonal komplet yanıt ve hipofiz disfonksiyonunda düzelme açısından

tedavi şekillerine göre anlamlı fark saptanamadı. Bunun yanında, cerrahi uygulanan hastalarda post-operatif

dönemde hormon eksikliği daha sık saptandı.

Sonuç: Çok büyük boyutlara ulaşmalarına bağlı olarak komşu yapılara hemen her zaman invazyon gösteren dev

prolaktinomalarda medikal veya cerrahi ile kitleyi tamamen ortadan kaldırmak nerdeyse imkansızdır. Bu hastalarda

invaziv cerrahi girişimler yerine dopamin agonistleri ile tedaviyi başlatmak daha makul bir yaklaşım gibi görünmekte

olup, bizim verilerimiz de bunu desteklemektedir.

Anahtar Kelimeler: Hipofiz, Adenom, Dev Prolaktinoma