D EVRE SÜTUR MATÜRASYONU VE DERİN DAMAK MORFOLOJİSİNE SAHİP BİR VAKADA MARPE LİMİTASYONLARININ SARPE MODİFİKASYONU İLE YÖNETİMİ: LİTERATÜR DERLEMESİ VE VAKA RAPORU
Nuh Naci Yazgan Üniversitesi 1. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi, Kayseri, Türkiye, 8 - 10 Mayıs 2026, ss.81, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: Kayseri
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.81
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
D EVRE SÜTUR MATÜRASYONU VE DERİN DAMAK MORFOLOJİSİNE SAHİP BİR VAKADA MARPE
LİMİTASYONLARININ SARPE MODİFİKASYONU İLE YÖNETİMİ: LİTERATÜR DERLEMESİ VE VAKA RAPORU
Gökhan Kaş1, Berra İyibilgin1, Taner Öztürk1, Cihan Topan2
¹Erciyes Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ortodonti A.D., Kayseri
2Erciyes Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız Diş ve Çene Cerrahisi A.D., Kayseri
Amaç: Maksiller darlık tedavisinde Minivida Destekli Palatal Ekspansiyon (MARPE), genişletme kuvvetini doğrudan kortikal kemiğe
iletmeyi hedefler. Ancak iskeletsel matürasyonun ileri seviyelerinde ve spesifik anatomik varyasyonların varlığında biyomekanik
limitasyonlar klinik tabloya yansıyabilmektedir. Bu sunumun amacı; midpalatal süturu radyografik olarak D evresinde olan ve belirgin
derin damak morfolojisi bulunan bir hastada karşılaşılan MARPE komplikasyonunun biyomekanik etiyolojisini detaylıca analiz etmek
ve bu sürecin Cerrahi Destekli Palatal Ekspansiyon (SARPE) modifikasyonuyla iskeletsel başarıya nasıl dönüştürüldüğünü literaür
desteği ile sunmaktır.
Gereç ve Yöntem: Şiddetli maksiller darlık şikayetiyle başvuran hastanın klinik değerlendirmesinde; 'V' formunda daralmış bir ark ve
şiddetli anterior çapraşıklık izlenmiştir. CBCT (Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografi) analizinde; midpalatal süturun D evresinde matüre
olduğu, sirkümmaksiller direncin oldukça yüksek seyrettiği ve derin palatal kubbe anatomisi bulunduğu tespit edilmiştir. İskeletsel yaş
ve darlık şiddeti gözetilerek, dental yan etkileri minimize etmek ve iskeletsel açılım potansiyelini artırmak hedefiyle CBCT
rehberliğinde MARPE uygulaması planlanmıştır.
Aktivasyon sürecinde aparey üzerinde 4 mm'lik açılma elde edilmesine rağmen, hedeflenen iskeletsel ayrılma gerçekleşmemiş; apareyin
palatal mukozaya doğru gömülerek şiddetli inflamasyonla seyreden bir invazyona yol açtığı saptanmıştır. Bu komplikasyonun
etiyopatogenezi incelendiğinde; hastadaki D evre iskeletsel matürasyona ek olarak, aşırı derin palatal kubbe nedeniyle genişletme vidası
ile minividaların kortikal kemiğe tutunduğu nokta arasındaki vertikal mesafenin klinik olarak uzadığı belirlenmiştir. Fiziksel prensipler
gereği uzayan bu kuvvet kolu, uygulanan transversal kuvveti vidalar üzerinde yıkıcı bir bükülme momentine çevirerek mukozal
invazyona neden olmuştur. Doğru biyomekanik teşhis sonrası, hastanın mevcut apareyi korunarak tedavi planı SARPE modifikasyonuna
revize edilmiştir. Çene cerrahisi tarafından gerçekleştirilen osteotomiler ve intraoperatif aktivasyonla birlikte spontan orta hat diasteması
gözlenerek iskeletsel direnç kırılmıştır.
Bulgular: Revize edilen bu sürecin sonunda, maksiller kaideden hedeflenen 8 mm'lik iskeletsel açılma sağlanmıştır. Genişletme
kuvvetinin dişler yerine mevcut MARPE aygıtı üzerinden doğrudan maksiller kaideden alınmasıyla; klasik yaklaşımlarda sıkça görülen
posterior dişlerdeki bukkal devrilme, kortikal fenestrasyon ve periodontal yıkım riskleri elimine edilmiştir. Uygulanan posterior kuvvet
vektörü, maksillanın sadece anterior ağırlıklı üçgensel açılması yerine, darlığın asıl merkezi olan posterior bölgede de paralel bir
iskeletsel ayrılma sergilemesini sağlamış ve dar 'V' ark formu ideal 'U' şekline başarıyla dönüştürülmüştür.
Sonuç: Bu olgu, ortodonti pratiğinde her anatomik senaryoda tek başına çalışan mucizevi apareyler bulunmadığını; istikrarlı başarının
ancak kusursuz ve kişiselleştirilmiş bir biyomekanik analizle mümkün olabileceğini açıkça vurgulamaktadır. Karşılaşılan mukozal
invazyon tablosu, basit bir klinik hatadan ziyade, derin palatal anatomi ve iskeletsel dirençlerin doğurduğu kaçınılmaz biyomekanik bir
tablodur. Bir klinisyen için asıl başarı; tedavi boyunca hiçbir komplikasyon yaşamamak veya sorunu yok saymak değil, aksine mevcut
sorunu doğru bir şekilde teşhis edip tedavi planını dinamik bir şekilde revize edebilmektir. Kemik ankrajlı SARPE; hastayı ilave operatif
işlemden ve zaman kaybından koruyan proaktif bir kriz yönetimi stratejisi olarak öne çıkmış, rasyonel biyomekanik yaklaşımların, zorlu
klinik limitasyonları aşarak nasıl stabil ve öngörülebilir bir iskeletsel başarı sağladığını açıkça kanıtlamıştır.
Anahtar Kelimeler: MARPE, SARPE, Maksiller Transversal Darlık, Midpalatal Sütur Matürasyonu