İkinci Dünya Savaşı Öncesi Japonya’da Mitik Tarih Anlatımı: Kokutai no Hongi (国体の本義-1937) Üzerine Metin Analizi


Deveci H.

10. Uluslararası Dil, Edebiyat ve Çeviri Sempozyumu, İstanbul, Türkiye, 07 Şubat 2026, ss.47, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.47
  • Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışma İkinci Dünya Savaşı öncesi Japon devlet ideolojisinde tarihin mitik anlatımıyla Japon milli ilkelerinin mutlaklaştırıldığını Kokutai no Hongi (国体の本義) eseri üzerinden analiz etmektedir. Kokutai no Hongi (Japon Ulusal Varlığının İlkeleri), 1937’de Japonya Milli Eğitim Bakanlığı (Monbushō) tarafından hazırlanarak bütün okullara ve askeri birimlere dağıtılan bir ders kitabıdır. Kitap, Japonya’nın milli varlığını açıklığa kavuşturmak, milli duygunun, bilincin ve maneviyatın uyandırılması ihtiyacını acilen gidermek amacıyla tasarlanmıştır. Kadim mit metinleri Kojiki ve Nihon-shoki’den referanslar vererek kurgulanan bu eser, Japon mitinin modern çağa aktarımına ve mitten milli değer üretimine dair nitelikli veriler sunmaktadır. 

Bu çalışmada Kokutai no Hongi’nin yapısı, metnin semantik bağlamı ve eserin yazılmasını mümkün kılan tarihi düzlem incelenmiştir. Buna göre eserde döngüsel ve mitik tarih anlatımından bilinçli olarak yararlanılmıştır. Bunun sebebi, ülkede sosyalizm, anarşizm ve bireysellik gibi ideolojilerin tehlikesi karşısında kadim mit metinlerinde yer alan Japon devleti kurgusunu halka hatırlatmaktır. Ayrıca Japon imparatoru ile halkının sarsılmaz bütünlüğünü, imparatora sadakat ve vatanseverlik gibi millet ahlakının ilkelerini mutlaklaştırmaktır. Bu eser, halk ile hükümdar ilişkisini baba-oğul ilişkisine benzeterek aile ulus modelini savunmuştur. Bunun karşısında Batılı ideolojilerin ulusal siyaset çatısı (kokutai) altında iyileştirilmeden benimsenmesine karşı çıkmıştır. Bu eser, modernleşme sürecinde ilerlemeci medeniyet anlayışını benimseyen Japonya'nın, devlet ideolojisinde mitik ve döngüsel devlet tasarımına olan bağlılığını açıkça ortaya koymaktadır.