Bağışlama Sözleşmesinde Koşul ve Yükleme Kavramlarının Ayrımı
Terazi Hukuk Dergisi, sa.238, ss.158-170, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: Sayı: 238
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.67051/thd.238.11
- Dergi Adı: Terazi Hukuk Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.158-170
- Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bağışlama sözleşmesi bağışlayanın bir malvarlığı değerini karşılıksız olarak bağışlanana kazandırmayı üstlendiği sözleşmedir. Bağışlayanın bu işleminin arka planında çeşitli saikler bulunabilir. Bu saikler kural olarak hukuken önem taşımaz. Fakat bağışlayan koşul ve yükleme kurumlarını kullanarak saiklerini sözleşmenin içeriğine dahil edebilir. Bağışlama sözleşmesinin hüküm ve sonuç doğurması (geciktirici koşul) veya doğmuş bulunan hüküm ve sonuçlarının ortadan kalkması (bozucu koşul) gelecekteki belirsiz bir olayın gerçekleşmesine bağlanırsa koşula bağlı bağışlama söz konusu olur. Yüklemeli bağışlama ise bağışlayanın bağışlanana, karşı edim teşkil etmeyen bir davranışta bulunma mecburiyeti yüklediği fer’i bir kayıttır. Bağışlama sözleşmesine eklenen kaydın koşul mu yoksa yükleme mi olduğu hususunun tespiti, uyuşmazlığa uygulanacak hükümlerin doğru tespit edilebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bağışlama sözleşmesinde koşul ve yükleme kavramlarının ayrımına ilişkin doktrinde çeşitli kriterler ileri sürülmüştür. Ancak bu konuda kesin kriterler ortaya koymak yerine her somut olayda sözleşmenin yorumlanması suretiyle sonuca ulaşılmalıdır. Bu yorum yapılırken tarafların sözleşmede kullandıkları kelimelerle bağlı kalınmadan onların gerçek ve ortak iradeleri tespit edilmelidir.
A donation contract constitutes an agreement wherein the donor undertakes to gratuitously transfer a patrimonial value to the donee. Although the donor’s underlying motives are generally legally irrelevant, they may be incorporated into the contract via conditions and charges (modus). A conditional donation makes the legal effects dependent on an uncertain future event, functioning as either a suspensive or resolutive condition. On the other hand, a donation with a charge serves as an accessory clause, imposing a specific obligation on the donee that does not amount to a counter-performance. Distinguishing between these concepts is vital for identifying the applicable legal provisions. Doctrine offers various criteria for this distinction; however, rather than applying rigid rules, the nature of the stipulation must be determined through case-by-case interpretation. Such interpretation requires ascertaining the parties’ real and common intention, looking beyond the literal wording.