7518 SAYILI KANUN VE CEBRİ İCRA KANUNU TASLAĞI IŞIĞINDA KRİPTO VARLIKLARDA HACİZ


MELEZ M. Ç.

Kırıkkale Hukuk Mecmuası (Online), cilt.6, sa.1, ss.171-195, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 6 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.59909/khm.06.01.006
  • Dergi Adı: Kırıkkale Hukuk Mecmuası (Online)
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.171-195
  • Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Son yıllarda hızla gelişen dijital teknolojiler, finansal piyasalarda köklü değişimlere yol açmış ve bu değişi- min en somut örneklerinden biri olarak kripto varlıklar ortaya çıkmıştır. Blok zinciri (blockchain) teknolojisi ile desteklenen ve merkezi bir otoriteye bağlı olmayan bu varlıklar, geleneksel finans sistemlerinden bağımsız bir şekilde işlem görmekte olup, bu yönleriyle hukuk düzeni bakımından önemli tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Özel- likle kripto varlıkların hukuki niteliği ve bunların cebrî icra yoluyla haczedilip haczedilemeyeceği meselesi, icra ve iflas hukukunun klasik kuralları çerçevesinde ele alınması güç sorunlar doğurmaktadır. Kripto varlıkların maddi bir varlık niteliği taşımaması, merkezi bir kayıt sistemine dayanmaması ve çoğu zaman üçüncü kişiler nezdinde bulun- maması, haciz sürecinin nasıl işletileceği konusunda belirsizliklere yol açmaktadır. Bu durum, icra ve iflas hukuku kapsamında teknolojiye uyumlu, açık ve uygulanabilir düzenlemelere duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye’de 2023 yılında yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuki statüsü ve denetim çerçevesi belirlenmiş olmakla birlikte, bu düzenlemenin icra hukuku bakımından etkisi büyük ölçüde dolaylı niteliktedir. Buna karşılık, Cebrî İcra Kanunu Taslağı kripto varlıkların haczedilebilirliğini doğrudan ele alarak bu alanda önemli bir adım atmıştır. Bu çalışmada, mevcut hukuki düzenlemeler ışığında kripto varlıkların haczi konusu ele alınmakta; konu hem teorik hem de pratik boyutlarıyla değerlendirilmektedir. Ayrıca, mevcut düzenlemelerin yetersiz kaldığı noktalar tespit edilerek, kripto varlıkların cebrî icra sürecine etkin şekilde dâhil edi- lebilmesine yönelik çözüm önerileri ortaya konulmaktadır.
In recent years, rapidly developing digital technologies have led to profound transformations in financial markets, with cryptocurrencies emerging as one of the most tangible outcomes of this change. Supported by block- chain technology and operating independently of any central authority, these assets function outside traditional financial systems, thereby giving rise to significant debates within the legal order. In particular, the legal nature of crypto assets and the question of whether they can be seized through compulsory enforcement pose challenges that are difficult to address within the framework of classical rules of enforcement and bankruptcy law.The fact that crypto assets lack a physical existence, do not rely on a centralized registration system, and are often not held by third parties creates uncertainty regarding the manner in which seizure proceedings should be conducted. This situation clearly demonstrates the need for clear, applicable, and technology-compatible regulations within the scope of enforcement and bankruptcy law. In Türkiye, the enactment of Law No. 7518 in 2023 established the legal status and supervisory framework of crypto asset service providers; however, its impact on enforcement law has remained largely indirect. By contrast, the Draft Code of Compulsory Enforcement constitutes an important step by directly addressing the attachability of crypto assets. This study examines the seizure of crypto assets in light of the existing legal framework, addressing the issue from both theoretical and practical perspectives. Furthermore, it identifies the shortcomings of the current regulations and puts forward proposals aimed at ensuring the effective inclusion of crypto assets in compulsory enforcement proceedings.