Obez adolesan çocuklarda serum apelin düzeyi ile karaciğer yağlanması arasındaki ilişki


Arş. Gör. ERHAN SÖNMEZ

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tez Danışmanı: Özlem Bostan Gayret

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Amaç: Obezite tüm dünyada yaygın olarak görülen çocukları ve adolesanları etkileyen önemli bir sağlık problemidir. Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı alkol dışı nedenlere bağlı olarak meydana gelen karaciğer yağlanması olup çoğu vakada obezite ile ilşkilidir. Çalışmamızda obez adolesan çocuklarda serum apelin düzeyi ile karaciğer yağlanması arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık.

 

Materyal ve Metod: Bu prospektif kesitsel çalışmaya Şubat-Ağustos 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk Polikliniğine obezite nedeniyle başvuran, 12 yaş ve üstü olup Vucut Kitle İndeksi (VKİ) 95 persentil ve üzerinde olan 75 obez ve rütin kontrol amaçlı başvuran aynı yaş grubu 68 sağlıklı adolesan ile yapıldı.

Çocukların fizik muayeneleri yapıldıktan sonra tüm olguların yaş ve cinsiyetleri not edilip, tansiyon, bel çevresi, boy ve kiloları ölçülüp, VKİ’leri hesaplandı. Tüm olguların açlık glukozu, insülin, AST, ALT, kolesterol, direkt LDL, HDL kolesterol, trigliserid, kortizol, TSH ve sT4 tetkikleri istendi. HOMA-IR değeri hesaplandı. Obez olguların ultrasonografi bulguları kaydedildi. Obez ve kontrol gruplarının serum apelin düzeyleri ölçülerek obez ve kontrol grubunun verileri ile karşılaştırıldı. Ayrıca obez olgular; serum apelin düzeyi ile hepatosteatoz varlığı, hepatosteatozun derecesi ve obezitenin diğer komplikasyonları arasında ilişki varlığı açısından değerlendirildi.

 

Bulgular: Çalışmamıza katılan çocukların yaşları 12 ile 17 arasında değişmekte olup, ortalama 13,73±1,41 yaş olarak saptandı. Olguların %52,4’ü obez, %47,6’sı ise nomaldi. Gruplara göre olguların yaş, cinsiyet ve boy uzunlukları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05).

Obez olguların; kilo, VKİ, bel çevresi ölçümleri ve sistolik kan basıncı değeri kontrol grubu olgularına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p=0,001; p<0,01).

Obez grubu olguların TSH, AST, ALT, kolesterol, direkt LDL ve trigliserid, değerleri kontrol grubu olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı (sırasıyla; p=0,007;p=0,003; p=0,001; p=0,001; p=0,001; p=0,001; p<0,01). 

Çalışmamız sonucunda obez grubu olguların apelin değerini (Medyan: 376,4 pg/ml), kontrol grubu olgularına (Medyan: 527 pg/ml) göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük saptadık (p=0,014; p<0,05).  Bununla beraber hepatosteatoz varlığı ve düzeyine göre olguların apelin ölçümleri arasında da anlamlı farklılık bulmadık (p>0,05). Apelin ile diğer parametreleri karşılaştırdığımızda, obez grubu olguların sistolik kan basıncı, kolesterol, direkt LDL, HDL kolesterol, trigliserid, insülin, HOMA-IR ölçümleri ile apelin arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptamadık (p>0,05).

 

Sonuç: Apelin düzeyi obez çocuklarda, sağlıklı kontrollerden düşük bulunmuştur. Ayrıca apelin değerinin karaciğer yağlanması, insülin direnci, hipertansiyon ve diğer obezite komplikasyonları ile ilişkisi olmadığı görülmüştür. Çocuklarda apelin-obezite ilişkisini aydınlatmak daha geniş olgu serileri ve çok merkezli çalışmalar ile mümkün olabilir