Kazein fosfopeptit amorf kalsiyum fosfat içerikli bir deneysel adezivin polimerizasyon, antibakteriyel ve bağlanma özelliklerinin değerlendirilmesi Evaluation of the polymerization, antibacterial and binding properties of an experimental adhesive containing casein phosphopeptide amorphous calcium phosphate
Tez Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye
Tez Danışmanı: Hacer Balkaya
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Diş çürüğü, ağızdaki gıda artıkları ve mikroorganizmaların işlevleri sonucu, diş sert dokularının yıkımı olarak tanımlanmaktadır. Diş hekimliğinde yapılan araştırmalar, diş çürüklerinin tedavisinden önce, çürüğün erken dönem teşhisine ve koruyucu tedavilere yoğunlaşmaktadır. Çürüğün erken teşhisi sayesinde, kavitasyon oluşmadan önce diş dokusundaki hasarın geriye döndürülmesi ve demineralize alanların remineralizasyonunun sağlanması mümkündür. Diş çürüğünün tedavisinde tercih edilen restoratif materyaller kadar, kompozit-diş dokusu arasındaki adezyonu sağlayan adeziv rezinin içeriği de önemli bir yere sahiptir. Adeziv rezin ile diş dokularında kimyasal etkileşimler gerçekleşmekte ve adeziv ajan diş sert dokuları üzerinde antikaryojen ve remineralize edici etki gösterebilmektedir. Bu nedenle, yeni çürük önleyici materyallerin geliştirilmesi, çürüğün önlenmesi ve tedavisi önemli bir araştırma alanıdır. Son yıllarda araştırmacılar, restoratif materyalin antikaryojenik ve remineralize edici potansiyelini desteklemek için çeşitli ajanların materyallere dahil edilmesini araştırmaktadır. Bunlardan bir tanesi de kazein fosfopeptit amorf kalsiyum fosfattır. Kazein fosfopeptit amorf kalsiyum fosfat (CPP-ACP), remineralize edici bir ajandır. Bu nedenle bu çalışmada deneysel bir bağlanma ajanına kazein fosfopeptit amorf kalsiyum fosfat ilave edilmesi sonucu elde edilen materyalin polimerizasyon, antibakteriyel ve bağlanma özelliklerini değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu çalışmada herhangi bir çürük, kırık veya çatlak içermeyen, kanal tedavili olmayan 18 adet üst orta keser, 18 adet alt yirmi yaş dişi kullanıldı. Çalışmada kullanılacak olan üniversal adeziv rezin içerisine toz halinde bulunan CPP-ACP, ağırlık ölçümü yapılarak %1'lik ve %3'lük konsantrasyonlarda eklenerek deneysel adeziv rezin grupları elde edildi. Elde edilen bu deneysel adeziv rezinler mikromakaslama bağlanma dayanımı (μSBS) testi, monomer dönüşüm derecesi (DC) ölçümü ve antibakteriyel etkinlik testi, kontak açısı ve yüzey gerilimi ölçümü testi kullanılarak değerlendirildi. Antibakteriyel etkinliklerin değerlendirilmesinde agar difüzyon metodu kullanıldı. Streptococcus Mutans ve Lactobacillus Casei'ye karşı yapılan testte 48 saatin sonunda oluşan inhibisyon zon çapları ölçüldü. Adeziv rezinlerin monomer dönüşüm dereceleri Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FT-IR/ATR) ile ölçülen 1608 cm-1 ve 1638 cm-1 dalga boyuna denk gelen absorbans pik değerleri kullanılarak hesaplandı. Mikro makaslama bağlanma dayanımı testi için bir üniversal test cihazı kullanıldı. Temas açısı ve yüzey gerilimi ölçümü testleri için bir optik ölçüm cihazı kullanıldı. Bu testler sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizi IBM SPSS V23 ve Jamovi V2.3.28 programı aracılığıyla yapıldı. P<0.05 anlamlı kabul edildi. FT-IR/ATR test sonuçlarına göre en yüksek monomer dönüşüm derecesine sahip olan grup %3 oranında CPP-ACP içeren adeziv rezin grubu olmuştur. En düşük monomer dönüşüm derecesi ortalamasına sahip olan grup ise %1 CPP-ACP içeren adeziv rezin grubu olmuştur. Monomer dönüşüm derecesi açısından kontrol grubu ile %1 CPP-ACP ve %3 CPP-ACP grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken (p>0,05), %1 CPP-ACP grubu ile %3 CPP-ACP grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmüştür (p<0,05). Mikromakaslama bağlanma dayanımı test sonuçlarına göre gruplar arasında bağlanma değerleri farklılık göstermiştir (p<0,05). Ancak bağlanan diş dokusuna (mine ve dentin) göre bağlanma değerlerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Her bir adeziv rezin grubu kendi içerisinde değerlendirildiğinde bağlanan diş dokusuna göre grupların bağlanma değerleri farklılık göstermiştir (p<0,05). Kontrol grubu ve %1 CPP-ACP grubunun kendi içerisinde dentin ve mine dokusuna bağlanması arasında bir fark görülmezken, %3 CPP-ACP grubunun dentin ve mine dokusuna bağlanması arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Dentine bağlanma değerleri karşılaştırıldığında %1 CPP-ACP grubu ile diğer gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark var iken, kontrol grubu ve %3 CPP-ACP grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Mineye bağlanma açısından ise yalnızca kontrol grubu ile %3 CPP-ACP grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Adeziv rezinlerin S.Mutans'a karşı antibakteriyel etkinlikleri değerlendirildiğinde, adeziv rezin içeriğindeki CPP-ACP oranının artmasıyla birlikte antibakteriyel etkinliğin de arttığı görülmüştür (p<0,05). Adeziv rezinlerin L.Casei'ye karşı antibakteriyel etkinliğinin olmadığı görülmüştür (p>0,05). Adeziv rezinlerin temas açısı ölçümü ve yüzey gerilimi ölçümü test sonuçlarına göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir (p>0,05). Çalışmada elde edilen bulgular sonucunda CPP-ACP'nin %1 ve %3 oranında üniversal adezive ilave edilmesi sonucu materyalin bağlanma dayanımında artış, daha yüksek antibakteriyel etkinlik ve polimerizasyonun kabul edilebilir düzeyde olduğu görülmüştür. Ancak bu konsantrasyonlardaki adezivin etkinliği ileri çalışmalarla desteklenmelidir.