Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilim, Türkiye
Tez Danışmanı: Şükrü Oral
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Giriş: Spondilodiskit, vertebra ve intervertebral disk alanının enfeksiyöz tutulumu ile
karakterize, nadir fakat ciddi bir omurga hastalığıdır. Son yıllarda, yaşlı popülasyonun
artması, invaziv işlemlerdeki yükselme ve bağışıklık sisteminin baskılandığı hastaların
çoğalması nedeniyle görülme sıklığında artış gözlenmiştir. Spondilodiskit; etiyolojik
olarak piyojenik, tüberküloz ve brusellar formlara ayrılır. Klinik tanısı çoğu zaman
gecikir ve bu da tedavi sürecini olumsuz etkiler. En sık tutulum lomber bölgede
gözlenmekte olup; tanı için MRG en hassas yöntemdir. Tedavi yaklaşımları konservatif
ve cerrahi olmak üzere iki ana başlıkta toplanmakta olup; cerrahi genellikle nörolojik
defisit, instabilite ve apseler gibi komplikasyonlar varlığında tercih edilmektedir.
Amaç: Bu çalışmanın amacı, spontan spondilodiskit tanısı ile cerrahi tedavi uygulanan
hastalarda, cerrahi tedavinin etkinliğini klinik ve radyolojik veriler ışığında retrospektif
olarak değerlendirmektir. Elde edilen veriler doğrultusunda, cerrahi tedavinin klinik
semptomlar, laboratuvar parametreleri ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisi analiz edilerek,
cerrahi yaklaşımın uygunluğu ve multidisipliner hasta yönetimi vurgulanmaktadır.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir
Cerrahisi Kliniğinde 2018-2024 yılları arasında cerrahi olarak tedavi edilen 46 spontan
spondilodiskit hastasının retrospektif analizini içermektedir. Dahil etme kriterleri
arasında 18 yaş üzeri, önceden vertebral cerrahi öyküsü olmayan hastalar yer aldı.
Preoperatif olarak hastalar Charlson Komorbidite İndeksi, Karnofsky Performans Skalası
ve Frankel Sınıflaması ile değerlendirildi. Lokal kifoz açısı, pre- ve postoperatif BT ile
ölçüldü. Cerrahi sonrası süreçte enfeksiyon parametreleri (CRP, Prokalsitonin),
mobilizasyon süreleri, yoğun bakım gereksinimi ve komplikasyon oranları kayıt altına
alındı.
Hastalara uygulanan cerrahi prosedürler arasında posterior stabilizasyon, dekompresyon,
debritman ve füzyon işlemleri yer almakta olup, cerrahi karar paravertebral apse,
vertebral instabilite ve nörolojik defisit gibi klinik durumlara göre şekillendirilmiştir.
Tüm hastalar, multidisipliner bir ekip yaklaşımı ile takip edilmiştir.
xi
Sonuç: Çalışmada elde edilen bulgular, spontan spondilodiskitte cerrahi tedavinin;
nörolojik iyileşme, ağrı kontrolü ve sagittal dengenin sağlanması açısından etkili
olduğunu ortaya koymuştur. Postoperatif dönemde inflamatuar belirteçlerde belirgin
düzelme, kifoz açısında azalma ve yaşam kalitesinde artış saptanmıştır. Bununla birlikte,
yüksek komorbidite yüküne sahip hastalarda mortalite oranlarının daha yüksek olduğu
görülmüştür. Bu durum, hastaların operasyon öncesi sistemik hastalıklarının titizlikle
değerlendirilmesi ve postoperatif süreçte multidisipliner takibin önemini bir kez daha
ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: Spondilodiskit, tüberküloz spondilodiskit, brusellar spondilodiskit,
pyojenik spondilodiskit, psoas apsesi, paravertebral apse