Biokütle, Güneş, Hidrojen, Hidrogüç, Rüzgâr ve Jeotermalin Genelleştirilmiş Momentler Metodu (GMM) Simülasyonu ile Makroekonomik Etkinliklerinin Değerlendirilmesi


Doç. Dr. HAYRİYE HİLAL BAĞLITAŞ

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fak., İktisat, Türkiye

Tez Danışmanı: Faik Bilgili

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

ÖZET

 

Ülkelerin büyüme ve kalkınma hamleleriyle ortaya çıkan yoğun sanayileşme faaliyetleri, enerji gereksinimlerinin artmasına yol açmış ve artan enerji ihtiyacı da ilave enerji kaynakların teminini zorunlu kılmıştır. Enerji yoğunluğu açısından zengin içeriğe sahip geleneksel kaynak rezervlerinin yeterli seviyelerde oluşu ve gelecek potansiyellerinin yüksekliği, bu kaynakları cazip hale getirmiştir. Bu tür enerji kaynaklarının bolluğu ve daha uygun maliyetle ulaşılabilmesi,  çok tercih edilmelerine temel etken olurken; 1970’li yıllardan itibaren 'enerji arz güvenliği' ile başlayan alternatif kaynak arayışlarına 'çevresel etki' nin de eklenmesiyle enerji konusu farklı bir eksene taşınmıştır. Özellikle çevre konusu, tahribatların geri çevrilemez olduğunun daha hissedilir olduğu alanlarda durumun aciliyetini göstermekte ve böylece artık sadece sayısal bir büyüklük olarak büyüme oranları ve kalkınma hedefleri yerine; gelecek nesilleri de dikkate alan daha düşük fakat çevreye duyarlı büyüme oranları ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri oluşmaya başlamıştır.

 

Yenilenebilir enerji kaynakları (YEK), bu doğrultudaki alternatif kaynak arayışında iyi bir fırsat olarak yer almaktadır. Sürdürülebilir kalkınma (SK) hedefinde yenilenebilir kaynaklar, sadece çevre hassasiyetinde değil aynı zamanda kalkınmanın ekonomik ve sosyal boyutunun gerçekleştirilmesinde de rol oynamaktadır. Bununla birlikte bu kaynaklar, enerji arzının sürekliliğini de kapsayan enerji güvenliği amacında da değerlendirilebilmektedir.  YEK’ler sayesinde elde edilen enerji çeşitlendirmesi,  enerji ithalat bağımlılığının azaltılmasında ve dolayısıyla enerji güvenliğinin sağlanmasında önemli bir bileşendir.  Ayrıca,  temiz güç üretimiyle daha çevre dostu bir kaynak, hâsıla üretimi ve tüm ekonomik faaliyetlerde enerji girdisi olmaktadır. Ve son aşamada tüm kesimlerin enerjiye erişilebilirliğini sağlayarak toplumsal kalkınmada kilit bir görev üstlenmektedir.  Özetlenirse,  YEK’ler makroekonomik ölçekte etkin olabilecek ve bu etkinliğin analiz edilmesi, sürdürülebilir kalkınma hamlelerinde önemli bir yere sahip olacaktır.

 

Bu amaçla, etkinlik analizinde farklı tekniklerden yararlanılması söz konusu olabilmektedir. Tezde takip edilen ekonometri yöntembilimiyle, doğrusal regresyon yöntemine göre daha esnek bir tekniğin kullanımı, veri setlerinin kısıtlı, normal dağılmadığı ve dinamik ilişkilerin yer aldığı analizlerde daha güçlü sonuçlar alınabilmesini mümkün kılmaktadır.  Bu amaçla, Genelleştirilmiş Momentler Metodu (GMM), analiz tekniği olarak OECD ülkeleri ve 1995-2015 dönemi için istihdam edilmiştir. SK'nin çoklu alt sistemlerini (iktisadi, çevresel ve sosyal) kapsayacak şekilde üç dinamik model kurulmuştur. Bu modellere ilaveten, enerji güvenliğini temsilen dördüncü bir model tahmini daha gerçekleştirilmiştir. İktisadi sistem modelinde, YEK'lerin hâsıla üretimine katkısı Cobb-Douglas üretim fonksiyonu esas alınarak işlenmiştir. Analiz sonucuna göre, YEK'lerin analize konu ülkeler için hasıla üretimini azaltıcı yönde (-0,007) etki ettiği tespit edilmiştir. Negatif ve küçük değer, YEK'lerin mal/hizmet üretiminde yeterli düzeye gelmediği bu nedenle hasıladan pay aldığı şeklinde yorumlanabilmektedir. Ancak ileriki dönemlerde bu değer artıya dönebilecektir.

 

Çevresel sistemi temsil eden karbon salınım modelinde YEK'lerin, salınım azaltıcı yönde etki ettiği ancak kullanım oranlarının azlığı sebebiyle bu etkinin kısıtlı kaldığı görülmüştür. Bu sistem bağlamında, çevresel Kuznet eğrisinin geçerliliği de araştırılmıştır. Teorik beklentiye uygun şekilde ters-U eğrisinin OECD ülkeleri için geçerliliği doğrulanmıştır. Sosyal sistem kapsamında düşünülen modelde, İnsani Kalkınma Endeksi (HDI) bağımlı değişken olarak yer almaktadır. Enerjiye erişilebilirliğin insani gelişmeye olumlu katkısının olması beklenir, bu mantıkla YEK'ler de artıştaki temel etkenlerden birisidir.  Ampirik sonuçlar bu etkiyi teyit eder ancak kullanım oranlarıyla aynı doğrultuda etki de düşük düzeyde kalmaktadır. Tezin ekonometrik analizler bölümünün ele aldığı son modelde, enerji güvenliği bağlamında etkinlik araştırması yapılmıştır. Ülke için elektrik üretiminin yerli kaynaklardan daha çok karşılanması, enerji arz güvenliği açısından tercih edilen bir durum olmaktadır. Bu açıdan kurulan modelde, YEK'lerin olumlu katkısının tespit edilmesi alternatif enerji kaynağı arayışında önemli konu olmaktadır.

 

Genel itibariyle tezin analiz sonuçları değerlendirildiğinde;

(i)                  YEK'lerin makroekonomik etkinliği teorik beklentiye uygun sonuçlar (hasıla modeli hariç) verse de cüzi miktarlar da kaldığı görülmektedir.

 

(ii)                Bu açıdan, teknik ilerlemelerle, YEK’lerden maliyet açısından daha makul, daha sağlam ve daha verimli enerji üretiminin mümkün kılınması önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

(iii)               Ayrıca, YEK’lerin çevreyle daha barışçıl olduğu ve sürdürülebilir kalkınma açısından önemi, küresel ve yerel düzeydeki platformlarda daha çok vurgulanmalıdır.

 

(iv)              Ayrıca, enerji güvenliği çerçevesince YEK’lerin kullanımı daha detaylı değerlendirilmelidir.

 

(v)                Tüm bu sayılan amaçların gerçekleşebilmesi için bu tezde böylece özellikle;

 

a-      Toplumsal olarak çevreye duyarlılığın/farkındalığın artması,

b-      Beraberinde toplumu temsil eden kurumlarda çevreye duyarlılığın devamı/artması,

c-       Temiz çevre için çevre politikalarında sürekliliğinin sağlanması,

d-      Ekonomik teşviklerin uygulanması ve süreklilik kazanması ve

e-      Çevre konuları ile ilgili çevresel platformların (Birleşmiş Milletler, OECD, ve Enerji kurumlarının) çalışmalarında/toplantılarında/konferanslarında tüm bireysel ülkelerin takip etmekle mükellef olacağı antlaşmaların sağlanmasının gerekliliği önerilmektedir.