Eski Çin'de Kadın: Lienüzhuan (列女传) Örneği


Dr. Öğr. Üyesi DİDEM YILMAZ

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Doğu Dilleri Ve Edebiyatları Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: İnci Erdoğdu

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Batı Han Hanedanlığı dönemi tarihçileri, hanedanlıklarının son hükümdarlarını kötülük emsali olarak yansıttılar. Yeni yöneticilere, eskilerin ülkeyi kötü yönettiğini anlatarak durumu meşrulaştırdılar. Ayrıca tarihçiler kötü yöneticileri çok daha “kötü” kadınlarla eşleştirmişlerdi. Hanedanlığın çöküşünden hükümdarın kadınını sorumlu tutmak, politikada akrabalık ilişkilerinin önemli olduğunu düşünen okuyuculara anlamlı gelmiştir. Bu tez çalışmasının konusu da bu bakış açısına sahip Liu Xiang tarafından derlenmiş Lienüzhuan eseridir. Lienüzhuan, Çin’in Xia Hanedanlığından Han Hanedanlığına kadar olan süre boyunca farklı konumlara ve erdemlere sahip kadınların biyografilerini içeren, Batı Han Hanedanlığı sonunda yazılmış bir eserdir. 

Çin tarihinde, Xia Hanedanlığından Han Hanedanlığına kadar süren dönemi yansıtması bakımından önemli bir yeri olan Lienüzhuan’da bulunan kadın biyografilerinden yola çıkarak, Liu Xiang’ın yansıttığı kadın figürünün genel özellikleri ve biyografilerde geçen dönemin Konfüçyüsçü terimleri incelendiğinde kadınlara dair ortaya çıkan bakış açısının ne olduğu, bu tezin temel sorunsalıdır. Ru Düşünce Ekolü ’nün hanedanlığın resmi politikası haline gelmesi, Batı Han Hanedanlığının önemli bir özelliği olduğu gibi, Çin tarihi açısından da aile, kadın ve yönetim konularının tartışılmış olmasının da zemini olmuştur. Böylece Konfüçyüsçülüğün kendi ataerkil kurallarının bu dönemde etkin olduğu akla gelir. Bunu yansıtabilmek amacıyla da Lienüzhuan’da geçen biyografilerdeki kadınların sosyal rollerine ve statülerine bakılmaktadır. Konfüçyüsçülüğün temelini oluşturan ve böylece bu düşüncenin anlaşılmasını sağlayan terimler açıklanarak çeşitli bilgiler elde edilmiştir.

Sonuç olarak Lienüzhuan’da, biyografiler kullanılarak Konfüçyüs’ün ilkelerinden en az birini yerine getiren kadınların övüldüğü, buna karşılık Konfüçyüs ilkelerini yerine getirmeyen kadınların ailelerine, beyliklere ve hanedanlıklara zarar vermeleri sebebi ile yerildiği görülmüştür.