A Research on Mural Paintings of “Archangel Mikael and Gabriel Church” of Kayseri Darsiyak Yanartas Monastery


Creative Commons License

Koca M., Kozlu H. H.

1st International Architectural Sciences and Applications Symposium, Isparta, Turkey, 27 - 29 October 2021, pp.551-561

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Isparta
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.551-561
  • Erciyes University Affiliated: Yes

Abstract

In Kayseri, which had a large non-Muslim population in Anatolia in the 19th century, there are many examples of civil and monumental architecture from the century. One of them, Yanartaş Monastery "Archangel Mikael and Gabriel" Church, is located in Kayabağ (Darsiyak) Village of Melikgazi district. The church which was destroyed due to the 1835 earthquake was built between 1835 and 1842 instead of the church of the same name and it is located in a large garden surrounded by high walls. The church, which lost its congregation after the population exchange, was used as a military warehouse for a period and was abandoned in 1948. While the church structure was abandoned in 1948, its dome was dynamited and exploded. However, it has many damages today due to neglect. Despite all this, many mural paintings in the church have survived. Religious paintings in the church are seen on the cover, arch pediments and transitional elements. Under the destroyed dome, there is an almost completely legible inscription in lines. The dome pendentives have biblical writers. On the arch pediments under the dome, subjects from the Bible were processed. On the apse arch pediment are the Archangels Michael and Gabriel, which gave the church its name. The mural painting on the prosthetic arch pediment has not survived. On the arch pediment above the dioconicon, there are depictions of Helena and Constantine. The mural painting on the apse half dome has been largely destroyed. On the other hand, there is a red half sun figure on the dioconicon and protesis half domes. Although many murals in the church have survived, neglect, vandalism and misuse a great danger to these murals. With this study, it is aimed to document and transfer these mural paintings in the church to future generations by making detailed examinations and descriptions. 

19. yüzyılda Anadolu’da büyük bir gayrimüslim nüfus barındıran Kayseri’de, döneme ait birçok sivil ve anıtsal mimari örneği bulunmaktadır. Bunlardan biri olan Yanartaş Manastırı “Başmelek Mikael ve Gabriel” Kilisesi, Melikgazi ilçesine bağlı Kayabağ (Darsiyak) Köyü’nde konumlanmaktadır. 1835 depremi nedeniyle yıkılan aynı isimli kilisenin yerine 1835-1842 yılları arasında inşa edilen kilise, yüksek duvarlarla çevrelenmiş geniş bir bahçe içerisinde yer almaktadır. Nüfus mübadelesinden sonra cemaatini kaybeden kilise, bir dönem askeri depo olarak kullanılmış ve 1948 yılında terk edilmiştir. 1948 yılında kilise yapısı terk edilirken kubbesi dinamitlenerek patlatılmıştır. Bununla birlikte bakımsızlık nedeniyle günümüzde birçok hasarı mevcuttur. Tüm bunlara rağmen kilisedeki birçok duvar resmi günümüze ulaşmıştır. Kilisedeki dini resimler örtüde, kemer alınlıklarında ve geçiş ögelerinde görülmektedir. Yıkılan kubbenin eteğinde neredeyse tamamen okunabilen satır halinde bir yazı mevcuttur. Kubbe pandantiflerinde İncil yazarları bulunmaktadır. Kubbe altındaki kemer alınlıklarında ise İncil’den konular işlenmiştir. Apsis üstü kemer alınlığında kiliseye de adını veren Baş Melekler Mikael ve Gabriel bulunmaktadır. Protesis üstü kemer alınlığında bulunan duvar resmi günümüze ulaşamamıştır. Diokonikon üstünde yer alan kemer alınlığında ise Helena ve Konstantin tasvirleri bulunmaktadır. Apsis yarım kubbesinde yer alan duvar resmi büyük ölçüde tahrip olmuştur. Diokonikon ve protesis yarım kubbelerinde ise kırmızı yarım güneş figürü bulunmaktadır. Kilisede birçok duvar resmi günümüze kadar ulaşmış olsa da bakımsızlık, vandalizm ve işlevsizlik bu duvar resimleri için büyük tehlike arz etmektedir. Bu çalışma ile kilisede bulunan bu duvar resimlerinin tasvirleri ve detaylı incelemesi yapılarak belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanmaktadır.