Tavşan Dizlerinde Deneysel Kondral Defekt Üzerinde Oral Hidroksiklorokin’in Etkileri


UZUN E. (Yürütücü), YAY A. H., KAFADAR İ. H., GÜNAY A. E.

TÜBİTAK Projesi, 1002 - Hızlı Destek Programı, 2021 - 2022

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Destek Programı: 1002 - Hızlı Destek Programı
  • Başlama Tarihi: Kasım 2021
  • Bitiş Tarihi: Kasım 2022

Proje Özeti

Amaç: Oral Hidroksiklorokinin kıkırdak iyileşmesi üzerine olan etkilerini deneysel kıkırdak defekti modelinde incelemek, kıkırdak üzerine in vivo ortamda oluşturabileceği olumsuz etkilerini araştırmak ve oluşacak kıkırdak kalitesini değerlendirmektir.

Konu: Eklem kıkırdağı, eklem hareketinin önemli bir parçasıdır ve normal eklemin yapısal organizasyonunda bir yük taşıyıcıdır. Eklem kıkırdak yaralanmaları diz ekleminin en sık karşılaşılan ortopedik sorunları arasında yer almasına ragmen, bunların tedavisi, kan kaynağının yetersizliği ve sınırlı rejenerasyon kapasitesi nedeniyle zordur. Yaralanmış eklem kıkırdağı genellikle normal hiyalin kıkırdağın dayanıklılığına ve özel mekaniğine sahip olmayan fibröz doku ile onarılır. Ortaya çıkan onarım dokusu, düşük biyokimyasal ve biyomekanik özellikleri ile sonuçta başarısız olur ve osteoartrit veya dejeneratif eklem hastalığının gelişmesiyle eklemde şişlik, ağrı, fonksiyon kaybına yol açarak yaşam kalitesinde düşmeye neden olabilirler. Bu nedenle diz eklemi kıkırdağının yaralanmalardan korunması ve tedavisi önem kazanmıştır. Klorokin (CQ) gibi 4-aminokinolin bileşikleri ve bunun hidroksile analogu, hidroksiklorokin (HCQ), sıtma tedavisinde 1940 yılından günümüze kadar yaygın olarak kullanılmaktadır. Ek olarak, HCQ; SLE ve RA gibi bir dizi otoimmün hastalık için antiinflamatuar özelliğinden faydalanılarak onaylanmış bir tedavidir Diğer gözlemler, endokrin hastalıkları, koagülopatiler ve bulaşıcı hastalıklar dahil olmak üzere çok çeşitli koşullarda potansiyel etkinliğini vurgulamaktadır. Oral hidroksiklorokin romatolojideki ve son dönemdeki COVID 19 salgınındaki yaygın kullanımının yanında ortopedide de osteoartrit tedavisinde kendine yer bulmuştur. El OA' da HCQ'nun bazı yararlı etkilerini kanıtlayan klinik çalışmar bulunmaktadır. COVID 19 tedavisinde, Antimalaryal ajan olarak kullanımda, diz osteoartriti, el osteoartriti gibi çeşitli ortopedik rahatsızlıklarda özelikle de SLE gibi otoimmün hastalıklarda, RA gibi pek çok sistemi etkileyen bir bağışıklık sistemi hastalığında yaygın olarak uzun süreli kullanılan oral Hidroksiklorokinin kıkırdağa olan etkisini net olarak gözlemlemek önem taşımaktadır.

Yöntem: Çalışmada 2.500 ila 3.500 gr ağırlığında 24 adet beyaz erkek Yeni Zelanda tavşanı kullanılacaktır. Genel anestezi altında tavşanların her iki dizine de açık cerrahi ile girilecek ve femur medial kondillerinde 5.0 x 5.0 mm genişliğinde 4 mm derinliğinde kıkırdak hasarı oluşturulacaktır. Hayvanlar 4’er tavşanlı (8’er diz) 6 gruba ayrılacaktır. Sham grubuna (A ve B grubu) cerrahi sonrası 1. Günde başlamak üzere 5 cc SF oral gavaj yöntemi ile verilecektir. Deney grubuna (C,D,E,F grupları) ise iki farklı dozda hidroksiklorokin sülfat 5 cc SF içinde çözdürüldükten sonra oral gavaj ile günde bir kez verilecektir. C ve E gruplarına 20 mg/kg/gün, D ve F gruplarına 40 mg/kg/gün Hidroksiklorokin uygulanacaktır. Cerrahi sonrası 3. haftada A, C ve D; 6. haftada B, E ve F grupları sakrifiye edilecektir. dokuların makroskopik histopatolojik ve immünohistokimtasal incelemesi yapılacak ve bulgular istatistiksel olarak değerlendirilecektir.

Çıktılar: Yaygın olarak ve çeşitli hastalıklarda uzun süreli kullanılan oral Hidroksiklorokinin kıkırdak iyileşmesi üzerine olan doz ve zaman bağımlı etkilerini deneysel kıkırdak defekti modelinde literatürde ilk kez değerlendirerek ortaya çıkarılacak bilimsel çıktılar ile literatüre katkı sunulması beklenmektedir.

Anahtar Kelimeler: Kıkırdak, hidroksiklorokin, kollogen, iyileşme, eklem